Simple Future Tense-Present Perfect Tense-Past Contınuous Tense(Genel Tekrar 2 Gamze UYGUN 15-19 Haziran)

GENEL TEKRAR 2

SIMPLE FUTURE TENSE
PRESENT PERFECET TENSE
PAST CONTINUOUS TENSE

SIMPLE FUTURE TENSE(Will and Shall)
Simple Future Tense en basit haliyle gelecek zamanla ilgili cümle kurarken kullanılır. Will ve shall yardımcı fiilleridir, ancak son zamanlarda shall yardımcı fiilinin kullanımı hayli azalmıştır.

YAPI
OLUMLU OLUMSUZ SORU
I will go (Gideceğim) I will not (won’t) go (Gitmeyeceğim) Will I go? (Gidecek miyim)
You will go (Gideceksin) You won’t go (Gitmeyeceksin) Will you go? (Gidecek misin?)
He will go (Gidecek) He won’t go (Gitmeyecek) Will he go? (Gidecek mi?)
She will go (Gidecek) She won’t go (Gitmeyecek) Will she go? (Gidecek mi?)
It will go (Gidecek) It won’t go (Gitmeyecek) Will it go? (Gidecek mi?)
We will go (Gideceğiz) We won’t go (Gitmeyeceğiz) Will we go? (Gidecek miyiz?)
They will go (Gidecekler) They won’t go (Gitmeyecekler) Will they go? (Gidecekler mi?)
USE (KULLANIM)

► Simple Future Tense kullanılan gelecek zaman cümlelerinde herhangi bir planlama veya niyet yoktur. Gelecekte şartlardan dolayı meydana gelecek eylemlerden bahsedilirken kullanılır.
Bu cümleler kurulurken yardımcı fiiller will ve shall kullanılır. Ancak shall son zamanlarda kullanımdan düşmüştür ve yerini bütün şahıslar için “will” e bırakmıştır. Sadece resmi yazışmalarda kullanımı vardır.

– Summer will come again. (Yaz yine gelecek.)

– Will I see that man in your factory? (Fabrikanızdaki o adamı görecek miyim?)

► Konuşma anında, gelecekle ilgili herhangi bir karar verildiğinde, will future tense kullanılır. Yani daha önceden planlanmış ve kesinleşmiş eylemler için bu zaman kullanılmaz. Bu kullanım da Türkçe’ye çevrilirken daha çok, “gideceğim, geleceğim” gibi
-cek, -cak ekleriyle değil, “gideyim, geleyim” şeklinde çevrilir.

– The phone is ringing. (Telefon çalıyor.)

– I will answer it. (Ben bakarım.)

Bu duruma en iyi örnek, lokanta veya kafelerdeki diyaloglar olabilir. Aşağıdaki diyaloğu okuyun.
A: What would you like to have to drink? (İçmek için ne alırdınız?)
B: I will have a cola, please. (Ben bir kola alayım, lüften.)
Yukarıdaki örnek, konuşma anında verilen örneğe en iyi örneklerden birisidir.

► Gelecekte olan olaylar hakkında tahminde bulunma, zannetme, ümit etme, emin olma, endişe etme gibi durumlarda da Future Tense kullanılır. Bu durumlarda da genellikle “if, when, as soon as, while” gibi bağlaçlar kullanılarak cümlenin anlamı pekiştirilir.

– I’m sure they’ll help me. (Eminim bana yardım edecekler.)

– Perhaps she’ll talk to me. (Belkide benimle konuşacak.)

► Radyo, televizyon veya gazete gibi kitle iletişim araclarında resmi makamlara ait geleceğe dönük programlar haber olarak söylenirken yine Future Tense kullanılır.
– The Minister of Education will open a new school in Kadıköy tomorrow, and he will have lunch with local people.
( Milli Eğitim bakanı yarın Kadıköy’de yeni bir okul açacak ve yöre halkıyla öyle yemeği yiyecek.)

► Future tense ayrıca karşı tarafa birşey teklif ederken kullanılır.

A: I am feeling very tired. (Kendimi çok yorgun hissediyorum.)
B: I will make your bed then. (Öyleyse yatağını yapayım.)

► Future tense karşı tarafa söz vermek için de kullanılır.

– I promise I won’t tell him about the party. (Söz veriyorum. Ona parti hakkında hiçbirşey söylemeyeceğim.)

►Simple Future Tense ile soru yapmak, diğer bütün zamanlarla aynıdır. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.

– What will she drink at breakfast? (O, kahvaltıda ne içecek?)

– Will we learn English next year? (Gelecek sene İngilizce öğrenecek .)

WILL FUTURE TENSE (QUESTION SENTENCES)
Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri, parantez içindeki fiillerle WILL FUTURE TENSE’e uygun olarak doldurunuz.

1……… you……….. us next summer? (visit)

2……… they………. the movie at the cinema? (watch)

3…….. the baby………. if he’s hungry? (eat)

4…….. you………. shopping tomorrow? (go)

5……… we……… at the Robinson’s tomorrow night? (meet)

6…….. Dan……… the special prize? (win)

7……… you…….. that you come and pick me up? (promise)

8……… you………. so kind and buy me a coffee and two cakes? (to be)

9………. she………. the TV show next week? (present)

10……… the animals……… in that forest? (live)

ANSWERS
1 – Will,visit
2 – Will,watch
3 – Will,eat
4 – Will,go
5 – Will,meet
6 – Will,win
7 – Will,promise
8 – Will,be
9 – Will,present
1 – Will,live

PRESENT PERFECET TENSE
Türkçe’de böyle bir zaman olmadığı için İngilizce öğrenen Türklerin en çok zorlandıkları zaman Present Perfect Tense’dir. Kuralları hemen öğrenilse de kullanımını iyice özümsemek için bir süre geçmesi gereklidir. Bu zaman, bir olayın ne zaman ve nasıl olduğunun pek önemi olmadığı durumlarda kullanılır. Bu zamanda önemli olan, olayın olup olmadığıdır.

EXAMPLES (ÖRNEKLER)

– I have cleaned the table. (Masayı temizledim.)
Burada önemli olan masanın falanca tarafından temizlendiği değil, masanın şu anda temiz olduğu ve kullanıma hazır bulunduğudur.

– He has opened the window. (Pencereyi açtı.)
Bu cümlede yine önemli olan, pencerenin şu anda açık oluşu ve pencerenin açık olmasından arzu edilen durumun gerçekleştiği veya gerçekleşmeye elverişli duruma geldiğini anlatmaktır.

“PRESENT PERFECT TENSE” TABLO

(+) (-) (?)
I have played I haven’t played Have I played
You have played You haven’t played Have you played?
He has played He hasn’t played Has he played?
She has played She hasn’t played Has she played?
It has played It hasn’t played Has it played?
We have played We haven’t played Have we played?
They have played They haven’t played Have they played?

USE (KULLANIM)

► USE 1 Unspecified Time Before Now (Geçmişte belirsiz bir zamanda yapılan eylemler)

We use the Present Perfect to say that an action happened at an unspecified time before now. The exact time is not important. (Present Perfect Tense geçmişte belirsiz bir zamanda yapılmış bir eylemi anlatmak için kullanılır. Eylemin ne zaman yapıldığı veya olduğu önemli değildir.)

EXAMPLES:

– I have seen that movie twenty times. (Bu filmi yirmi kez seyrettim.)

– I think I have met him once before. (Sanırım onunla daha önce tanıştım.)

DİKKAT! Geçmişte belirsiz bir zaman tanımı İngilizce öğrenenler için biraz kafa karıştırıcı olabilir. Bu yüzden aşağıda biraz daha detaylı açıklamalar verilmiştir.

• Experience (Tecrübe)

– You can use the Present Perfect to describe your experience. (Present Perfect Tense hayatınızda geçirmiş olduğunuz tecrübeleri anlatmak için kullanılır. Tecrübelerden bahsederken zamanın bir önemi yoktur.)

EXAMPLES:

– I have been to France. (Fransa’da bulundum.)

(Bu cümlede anlatılmak istenen asıl şey Fransa’da bulunduğunuzdur. Ne zaman gittiğiniz önemli değildir.)

– I have never been to France. (Fransa’da hiç bulunmadım.)

(Bu cümlede hiç Fransa’ya gitme tecrübenizin olmadığı anlatılmaktadır.)

• Change Over Time (Zamanla değişim)

We often use the Present Perfect to talk about change that has happened over a period of time.

(Present Perfect Tense bir süre içinde meydana gelen değişiklikleri anlatmak için kullanılır.)

EXAMPLES:

– You have grown since the last time I saw you. (Seni son gördüğümden beri büyümüşsün.)

– My English has really improved since I moved to Australia. (Avusturalya’ya taşındığımdan beri İngilize gerçekten gelişti.)

4 An Uncompleted Action You Are Expecting (Tamamlanması beklenen eylem)

We often use the Present Perfect to say that an action which we expected has not happened. Using the Present Perfect suggests that we are still waiting for the action.

(Present Perfect Tense’i gerçekleşmesini beklediğimiz bir eylemin henüz olmadığını anlatmak için kullanırız. Bu zamanı kullanmamız bizim hala bu eylemin gerçekleşmesini beklediğimiz anlamına gelir.)

EXAMPLES:

– Bill has still not arrived. (Bill hala gelmedi.)

– The rain hasn’t stopped. (Yağmur durmadı.)

• Multiple Actions at Different Times (Farklı zamanlarda çoklu eylemler)

We also use the Present Perfect to talk about several different actions which occured in the past at different times. Present Perfect suggests the process is not complete and more actions are possible.

(Present Perfect Tense’i geçmişte farklı zamanlarda gerçekleşmiş birkaç eylemi anlatmak için kullanırız. Ayrıca bu zamanda, henüz sürecin bitmemiş olduğu ve eylemlerin devam edeceği anlamı da vardır.)

EXAMPLES:

– I have had four quizes this semester. (Bu dönem dört tane quiz oldum.)

– We have had many major problems while working on this project. (Bu proje üzerinde çalışırken bir sürü büyük problemle karşılaştık.

► USE 2 Duration From Past Until Now (Geçmişten bugüne kadar gelen süre)

We use the Present Perfect to show that something started in the past and has continued up until now. “For five minutes,” “for two weeks” and “since Tuesday” are all durations which can be used with the Present Perfect.

(Present Perfect Tense’i geçmişten başlayıp şu ana kadar devam eden şeyleri anlatmak için kullanırız. “Beş dakikadır”, “İki haftadır”, “Geçen Salı gününden beri” zaman zarfları bu zamanla kullanılır ve süreyi ifade eder.)

EXAMPLES:

– I have had a cold for two weeks. (İki haftadır gribim.)

– Mary has loved chocolate since she was a little girl. (Mary çocukluğundan beri çikolatayı sever.)

Present Perfect Tense
Aşağıdaki boşlukları verilen fiillerle Present Perfect Tense’e uygun olarak doldurunuz.
1Maddie …….. (not / listen) to music for a long time, she…….. (to be) busy these days.

2Brit…….. (spend) two hours playing on her PC today, but she wants to finish the game.

3Robert……. (not / send) any emails up to now, he……… (not / finish) doing his homework yet.

4Susan……… (win) the first prize in a school competition, everybody congratulates her.

5Nicky …….. (never / have) a yellow balloon before, she really likes this one.

6Victoria……… (always/ make) castle on the beach when going to the seaside.

7Kate………. (receive) a new bike from her parents, she is riding it in the park.

8I……… (not / go) to Jack’s concert so far, but I am sure he is the best singer I (ever/ hear).

9Tim ……… (just/ have) breakfast, so he mustn’t be hungry anymore.

ANSWERS
1 – hasn’t listened,has been
2 – has spent
3 – hasn’t sent,hasn’t finished
4 – has won
5 – has naver had
6 – has always made
7 – has recieved
8 – haven’t gone,have ever heard
9 – has just had

PAST CONTINUOUS TENSE
Past Continuous Tense, Türkçe’de geçmiş zamanın hikayesi olarak da ifade edilir ve “gidiyordum” “geliyordum” zamanlarının karşılığıdır. Yardımcı fiil olarak “was – were” kullanılır ve fiilin sonuna -ing takısı getirilir. Past Continuous Tense olumlu, olumsuz ve soru yapılarının kullanımıyla ilgili aşağıdaki tabloyu inceleyiniz.

(+) OLUMLU CÜMLE (-) OLUMSUZ CÜMLE (?) SORU CÜMLESİ

I was playing (Oynuyordum) I wasn’t playing (Oynamıyordum) Was I playing? (Oynuyor muydum?)
You were playing (Oynuyordun) You weren’t playing (Oynamıyordun) Were you playing? (Oynuyor muydun?)
He was playing (Oynuyordu) He wasn’t playing (Oynamıyordu) Was he playing? (Oynuyor muydu?)
She was playing (Oynuyordu) She wasn’t playing (Oynamıyordu) Was she playing? (Oynuyor muydu?)
It was playing (Oynuyordu) It wasn’t playing (Oynamıyordu) Was it playing? (Oynuyor muydu?)
We were playing (Oynuyorduk) We weren’t playing (Oynamıyorduk) Were we playing? (Oynuyor muyduk?)
They were playing (Oynuyorlardı) They weren’t playing (Oynamıyorlardı) Were they playing? (Oynuyorlar mıydı?)

EXAMPLES (ÖRNEKLER)

– I was studying lesson. (Ders çalışıyordum.)
– They were drinking tea when I arrived. (Ben vardığımda çay içiyorlardı.)

USE (KULLANIM)

► USE 1 Interrupted Action in the Past (Geçmişte yarıda kesilen eylemler)

Use the Past Continuous to indicate that a longer action in the past was interrupted. The interruption is usually an action in the Simple Past.
(Past Continuous Tense geçmişte yarıda kesilen uzun olayları anlatmak için kullanılır. Daha uzun olan eylemi yarıda kesen eylem genelde Simple Past tense ile ifade edilir.)

EXAMPLES

– I was watching TV when she called. (O aradığında televizyon seyrediyordum.)

– When the phone rang, she was writing a letter. (Telefon çaldığında mektup yazıyordu.)

► USE 2 Specific Time as an Interruption (Geçmişte belirli bir zamanda yapılan eylemler)
In USE 1, described above, the Past Continuous is interrupted by an action in the Simple Past. However, you can also use a specific time as an interruption.
(Birinci kullanımda geçmişte başka bir olayla kesilen eylemlerde Past Continuous Tense kullandığımızı söylemiştik. Bunun yanında geçmişte belirli bir anda yapılan eylemden bahsederken de Past Continuous Tense kullanılabilir.)

EXAMPLES

– Last night at 10 p.m, I was eating dinner. (Dün gece saat 10’da yemek yiyordum.)

– At midnight, we were still driving through the desert. (Geceyarısı hala çölde araç kullanıyorduk)

DİKKAT!
Simple Past Tense’de kullanılan zaman ifadeleri eylemin tam olarak başlama veya bitiş zamanını belirtir. Past Continuous Tense’de ise, belirtilen zaman eylemin başlangıcı veya bitişini değil, yalnızca o anda eylemin yapılmakta olduğunu belirtir.

EXAMPLES

– Last night at 6 p.m., I ate dinner. (Saat 6’da yemeye başladım.)

– Last night at 6 p.m., I was eating dinner. (Yemeye daha önce başladım ve saat 6’da yeme eylemi devam ediyordu.)

► Past Continuous Tense ayrıca gelecek zaman için kesin planlanmış ve ayarlama yapılmış olayları anlatmada Present Continuous’un kullanılması gibi geçmiş zaman ait kesinleşmiş ve her türlü ayarlamaları yapılmış, yapılacak olayların anlatılmasında bu zaman kullanılır.

EXAMPLES
– He was in a great hurry. Because he was meeting his friend at the airport thet morning. (Çok acelesi vardı. Çünkü o sabah hava alanında arkadaşını karşılayacaktı.)

– He was happy as he was having dinner with his darling in the evening. (Sevgilisiyle akşamleyin yemek yiyeceği için mutluydu.)

► Sürekli olarak yapılıp, can sıkıcı olan olayların anlatılmasında “always” , “continually”, “constantly” gibi kelimeler kullanılarak şikayet etmek için kullanılır.

EXAMPLES
– My sister was always wearing my best dress. (Kızkardeşim durmadan en iyi elbisemi giyerdi.)

– They were constantly having rows at nights. (Geceleri durmadan kavga ederlerdi.)

► Özellikle iş görüşmelerinde veya resmi ortamlarda, birisine geçirmiş olduğu bir zaman dilimi hakkında soru sorulduğu zaman daha kibar olunması bakımından Simple Past yerine bu zaman kullanılır.

– What were you doing before your present job? (Şimdiki işinizden önce ne iş yapıyordunuz?)
– What were you doing after you left your job? (İşinizden ayrıldıktan sonra ne işle meşguldünüz?)

TIME EXPRESSIONS IN PAST CONTINUOUS TENSE (Zaman Belirten Kelimeler)

Time expressions zaman belirten ifadelerdir ve İngilizce’de her zaman için farklı ifadeler kullanılır. Özellikle sınavlarda cümlenin hangi tense olduğunu anlamak için time expression’ların bilinmesi çok önemlidir.

while – when – as
– I saw him while he was driving. (Onu araba sürerken gördüm.)
– My mum arrived home when I was watching TV. (Televizyon seyrederken annem geldi.)
– They helped me as I was carrying some heavy bags. (Bazı ağır çantaları taşırken bana yardım ettiler.)

PAST CONTINUOUS TENSE
Aşağıdaki cümlelerde verilen boşlukları PAST CONTINUOUS TENSE’e uygun olarak doldurunuz.
1When I phoned my friends, they (play)…….. monopoly.

2Yesterday at six I (prepare)………. dinner.

3The kids (play)……… in the garden when it suddenly began to rain.

4I (practise)………. the guitar when he came home.

5We (not / cycle) ……. all day.

6While Aaron (work)……… in his room, his friends (swim)…….. in the pool.

7I tried to tell them the truth but they (listen / not)……… .

8What (you / do) …….. yesterday?

9Most of the time we (sit) ……. in the park.

10At this time last week, I (sunbathe) ……… on the beach.

ANSWERS
1 – were playing
2 – was preparing
3 – were playing
4 – was practising
5 – weren’t cycling
6 – was working
7 – weren’t listening
8 – were you doing
9 – were sitting
10 – was sunbathing
THE END 🙂

You may also like...